|
Merièmwrote:
حوار مع التاريخ أَفقِْ أَيُّها التّاريخُ ، نَبِّهْ رِجالَنَا فَيارُبَّ مَرْموقٍ لهُ أَلْفُ هَفْوَةِ َأِفْق أَيُّها التاريخُ ، أَدْرِكْ حَقيقَتي فَعَنْ نَهْجَ ديني لن تَضِلَّ مَسيرَتي أَفِق ، و انتَظِر من أُمَّتي وَثَباتِها فَلَن تَقِفَ الأعْداءُ في وَجْهِ وَثْبَتي فَلي من كِتابِ اللهِ أَعظمُ رائدٍ ومِنْ سُنَّةِ العَدْنانِ أَعْظَمُ قُدْوَةِ أَفِقْ فالفُؤادُ الحُّرِ لا يَعْرِفُ الخَنا ولن تَصْلُحَ الأَيامٌ إلا بِسُنَّتي سَفَحَتْ دَمَ الأَحْقادِ دُونَ شَريعَتي وأَعْدَدْتُ للأَيامِ كامِلَ عُدَّتي وكَيْفَ يَنالُ اليَأْسُ قَلْبًا مُوَحِّدًا إلى اللهِ يَرْنو مُؤْمِنًا كُل لَحْظَةِ أُخوتًنا في اللهِ ، مَهْما تَباعَدَتْ مَسافاتُ أَوْطاني مِثالُ الأُخُوَّةِ عَليها بَنى أَسلافُنا صَرْحَ مَجْدِنا فَكَيْفَ هَدَمْنا صَرْحَنا بالتَّعَنُّتِ وقُلْ لَلعِدى مَهْمَا يَجُورُنَ إننَا حَمَلْنا إلى الدُّنْيا مَعالِمَ نَهْضَةِ وَإِنّا سَنَمْضي في الطَّريقِ الذي مَضى على نَهْجِهِ أَسْلافُنَا سَيْرَ حِكْمَةِ وَإِنْ تَكُ أَوْطاني تَشَتَتَ جَمْعُها فَعَمّا قَريب سَوْفَ تَمْضي بِهِمَّةِ أَيا أُمَّةَ الإِسْلامِ لا زِلْتُ صامِدًا ولا زُلْتُ رَغْمَ الصَّدِّ والهَجْرِ أُمَّتِي لَكَ اللهُ مازالَ الزَّمانُ مُغَرِّدًا عَلى قِمَّةِ الإِسْلامِ أَعْظَمُ قِمَّةِ ُخذُوا كُلَّ ما تَبْغونَ إِلا كَرامَتي فَمَوْتي لَذيذٌ في سَبيلِ عَقيدَتي بَني أُمَّتِي ، إِنّ الحَياةَ رَخيصَةُ إِذا لَمْ نَقُمْ فيها بإِحْياءِ شِرْعَةِ أَفِيقُوا ، فَما للذِّئْبِ يا قَوْمُ ذِمَّةُ وأَكْبَرُ عارٍ أَنْ أُضَيِّعَ ذِمَّتي
Oct. 15
|
|
|
mehmetwrote:
Edebi gözetmek, zikrden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz
Ehlin gönlü için (âilenin gönlünü almak için) günah işlemek ahmaklıktır. Farzı bırakıp, nâfile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir. Gınâ sâhiplerinin yâni zenginlerin, alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lâzımdır. İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir. Kalbin tasviyesi (temizlenmesi); İslâmiyete uymakla, sünnetlere yapışmakla, bid'atlerden kaçmakla ve nefse tatlı gelen şeylerden sakınmakla olur. Zikr ve rehberi, doğru yolu gösteren âlimi sevmek bunu kolaylaştırır. Kalbin birçok şeyleri sevmesinin sebebi, hep o bir şey içindir. O da nefsdir. Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur. Kelime-i tevhîd; putlara ibâdeti bırakıp, Hak teâlâya ibâdet etmek demektir. Küfür, nefs-i emmârenin isteklerinden hâsıl olur. Malı zarardan korumanın ilâcı, zekât vermektir. Mübahları gelişi güzel kullanan, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüphelileri yapmak da harama yol açar. Büyükleri sevmek, saâdetin sermâyesidir. Muhabbete müdâhane, gevşeklik sığmaz. Nefs bir kötülük deposudur. Kendini iyi sanarak Cehl-i mürekkeb olmuştur. Nefse, günahlardan kaçmak, ibâdet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır. Razzâk olan Hak teâlâ, rızıklara kefil olmuş, kullarını bu sıkıntıdan kurtarmıştır. Seâdet, ömrü uzun ve ibâdeti çok olanındır. Seâdet-i ebediyyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır. Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstüdür. Sünnet ile bid'at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur. Zâhid, dünyâya gönül bağlamadığı için, insanların en akıllısıdır. Zekât niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevapdır. Sâlih ameller İslâmın beş şartıdır. Sâlih amelleri yapmadan kalb selâmette olmaz. Cennet ile Cehennem'den başka ebedî bir yer yoktur. Cennet'e girmek için îmân ve dînin emirlerine uymak lâzımdır. Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ ve âhiret bir arada olmaz. Dünyâya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyâya düşkün olanlar âhirette zarar görür. Dünyâya düşkün olmamanın ilâcı, İslâmiyete uymaktır. Bu zamanda dünyâyı terk etmek çok zordur. Dünyâyı terk lâzımdır. Hakîkaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, âhirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nîmettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dînin hudûdundan dışarıya taşmamakla olur. Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret mikdârından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir. Tesbih okumak (sübhânellah demek), tövbenin anahtarı ve hattâ özüdür. Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lâzımdır. İşlerin en kıymetlisi sâhibine hizmet etmektir. Yâni Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmektir. Gençlik zamânında dînin emirlerine uymak, dünyâ ve âhiret nîmetlerinin en üstünüdür
Oct. 13
|
|
|
Merièmwrote:
إن أردت أن تحظى بمرتبةٍ متقدِّمةٍ في كلِّ أوجه الخير ، بما فيها أن تكون عبدًا ربَّانيّا وبارّا بوالديك ، ومبتغيًا الجنَّة ، فعليك بالآتي :
أوَّلاً : عليك بإحياء وإيقاظ الإيمان داخل نفسك ، فالإيمان هو الموصلٌ لكلِّ ما ينشده المسلم في الدنيا والآخرة ، فالإيمان هو مفتاحٌ لكلِّ خيرٍ مغلاقٌ لكلِّ شرّ ، ووسائل بعث الإيمان وتمكينه في النفس كثيرةٌ ومتعدِّدة ، ومنها الإكثار من الطاعات والأعمال الصالحات . ثانياً : أن تقبل على مولاك إقبالاً صادقًا كما جاء في الأثر : " إذا أقبل عليَّ عبدي بقلبه وقالبه أقبلت عليه بقلوب عبادي مودَّةً ورحمة " . وأن تجعل الله عزَّ وجلَّ الغاية الأسمى والهدف الأعلى : ( وما خلقت الجنَّ والإنس إلا ليعبدون ). ثالثاً : أن تتطلَّع دائمًا إلى الدرجات العلا، وأن تجعل هدفك في الحياة هو رضى الله عزَّ وجلّ ، والعمل من أجل الفوز بالجنَّة ، أو بالأحرى الفوز بالفردوس الأعلى ، وأن تعمل ما استطعت جاهدًا على تحقيق هذه الأهداف السامية . رابعاً : أن تتأسَّى بأصحاب القدوة في التاريخ الإسلامي من الصحابة والتابعين والسلف الصالح . خامساً : أن تغتنم كلَّ دقيقةٍ وكلَّ لحظةٍ وكلَّ خلجة قلبٍ في أن تجعلها خزانةً في رصيدك الإيماني . سادساً : الصحبة الصالحة ، قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : ( المرء على دين خليله فلينظر أحدكم من يخالل ) رواه أبو داود والترمذيّ بسندٍ حسن ، فالصحبة الطيِّبة هي خير معينٍ على الطاعة وهجران المعاصي والشرور والوقوع في الخطايا . سابعاً : كثرة الفضائل من الأعمال الصالحات التي تحقِّق لك سعادة العاجل والآجل. ثامناً : قيام الليل والدعاء في وقت السحر ، فالرسول صلى الله عليه وسلم كانت تتورم قدماه رغبةً في أن يكون عبدًا شكوراً ، رغم أنَّ الله قد غفر له ما تقدَّم من ذنبه وما تأخَّر. تاسعاً : المداومة على الورد القرآني ، وأوراد التفكُّر والتأمُّل والتدبُّر في أسرار القرآن . عاشراً : الحرص على نشر الدعوة في سبيل الله ، والعمل للدين على قدر الاستطاعة . وإذا أردت أن تصل إلى الربانية التي تطمح لها فكن كما أمر الله عز وجل نبيه صلى الله عليه وسلم : ( قل إن صلاتي ونسكي ومحياي ومماتي لله رب العالمين ) فالربانية هي الانتساب للرب ، وهذا الانتساب لا يتحقق إلا من خلال تطبيقنا لهذه الآية ، أن نكون لله رب العالمين في كل أحوالنا . فالربانية لا تتأتى مكتملة إلا بهذا ، لا تتأتى إلا بعبادة الله عز وجل بالمفهوم الشامل للعبادة ، وهو جعل الحياة والممات ، بل الحركات والسكنات له سبحانه ، فلا ننطق إلا بما يرضي الله، ولا نعمل إلا ما يرضاه الله ، ولا تتوجه نياتنا في تلك الأقوال والأفعال إلا لله ، لا أن نختزل العبادة في مجرد أن نرفع رءوسنا ونخفضها في أوقات معينة ومحددة ، أو نخرج دريهمات قليلة كل مدة من الزمن ، أو نصوم أيامًا معدودات كل عام ، أو نحرك ألسنتنا ببعض التمتمات والأذكار . ولهذا فالأعمال التي تؤدي إلى هذه المرتبة – الربانية – أكثر من أن تُحصَى أو تعد ، وهي تتشعب بتشعب مجالات حياتنا وأماكن وجودنا ، وذلك من فضل الله علينا وعلى الناس . فقط ابحث في كل مكان تتواجد فيه ، وفي كل لحظة تمر عليك ، عما يرضيه عز وجل ، وعما تظن أنه يريد أن يراك عليه واعمل به ، تكن بذلك ربانياً . وختاما نسأل الله أن يتقبل منا ومنك صالح العمل ، وأن يحشرنا وإياك في مستقر رحمته مع النبيين والصديقين والشهداء والصالحين ، وحسًن أولئك رفيقاً .
Oct. 2
|
|
|
Merièmwrote:
ثمانية اشياء
سال بعض الناس الامام الشافعي عن ثمانية اشياء فقالوا له مارايك في واجب واوجب وعجيب واعجب وصعب واصعب وقريب واقرب فرد عليهم بقوله من واجب الناس ان يتوبوا ولكن ترك الذنوب اوجب والدهر في صرفه عجيب وغفلة الناس عنه اعجب والصبر في النائبات صعب ولكن فوات الثواب اصعب وكل ماترتجي قريب والموت من دون ذلك اقرب
Sept. 24
|
|
|
cengiz göktepewrote:
TÜRKÇE KURAN-I KERİM 47 - Muhammed 19.Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendinin, hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah gezip dolaştığınız yeri de, içinde kalacağınız yeri de bilir. 21.İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu. QURAN ( ENGLISH ) 47 - Muhammad 19.So know that there is no god but Allah, and, ask protection for your fault and for the believing men and the believing women; and Allah knows the place of your returning and the place of your abiding. 21.Obedience and a gentle word (was proper); but when the affair becomes settled, then if they remain true to Allah it would certainly be better for them. Hadis Âişe (R) Allahın Resulü Muhammed (S.A.V) şöyle buyurdu: "Kadın, evinin yiyeceğinden, evinin geçimini bozucu olmayarak ikram ve infâk yaptığında,bu ikram ve infâkı sebebiyle kadın için bir ecr vardır. Bu malı kazanması sebebiyle kocasına, (bunu muhafaza etmesi sebebiyle) bekçisine de bir o kadar sevâb vardır.Bunların bâzısının sevabı, öbürlerinin sevabından hiçbirşey eksiltmez" söz Zenginliğe açılan kapı küçüktür. Oraya girebilmek için eğilmek gerekir. Anonim şu özel ve güzel günlerde günahlarımızı bağışlasın Tek ilah olan Allah. bu gecemiz yarınımız hayırlara vesile olsun inşallah. selam ve sevgiler. allaha emanet ol.
Sept. 17
|